hakkimizda

Avrupa Birliği (AB) ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), Türkiye’de yaşayan Geçici Koruma kapsamındaki Suriyeliler ile ev sahibi toplulukların ekonomik ve sosyal dayanıklılığı ile ulusal ve yerel kurumların güçlenmesine katkı sağlanması için işbirliği yapıyor.

1 Şubat 2018 tarihinde başlayan 50 milyon avro bütçeli ve iki yıl devam edecek olan proje, Türkiye’de 11 ilde istihdam yaratılmasına katkı sağlanması, yerel yönetimlerin kapasitelerinin ve belediye hizmetlerinin güçlendirilmesi ile Geçici Koruma kapsamındaki Suriyeli bireylere yönelik Türkçe dil eğitimlerine odaklanmaktadır.

Proje kapsamında toplamda iki bin Suriyeli ve ev sahibi topluluk üyesinin iş ve geçim kaynağı sahibi olmasına katkı sağlanması, 52 bin Suriyelinin Türkçe dil eğitimlerinden faydalanması ve 307 bini aşkın Suriyeli ve ev sahibi topluluk üyesinin, güçlendirilmiş belediye hizmetlerinden yararlanması hedeflenmektedir.

Ekonomik entegrasyon, sosyal uyum, yerel kapasitenin desteklenmesi ve bölgesel kalkınmayı esas alan Suriye Krizine Yanıt Olarak Türkiye’de Dayanıklılık Projesi (TDP), bireyler, topluluklar ve kurumlar açısından dayanıklılık merkezli, yerel ve sürdürülebilir kalkınma çerçevesinde, Suriye krizi nedeniyle ortaya çıkan sorunlara uzun vadeli, kapsamlı ve yapısal çözüm önerileri getirmeyi amaçlıyor.

Proje kapsamında, düzenlenecek faaliyetler, hem geçici koruma altındaki Suriyeli bireylere, hem de ev sahibi topluluklara hitap ederken, krizin etkilerini atlatmayı ve bireyler, topluluklar ve kurumlar için sürdürülebilir bir gelecek inşa etmeyi amaçlıyor.

Suriye Krizine Yanıt Olarak Türkiye’de Dayanıklılık Projesi, UNDP tarafından; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı ve İlbank ile işbirliği içinde uygulanmaktadır.

Suriye Krizine Yanıt Olarak Türkiye’de Dayanıklılık Projesi (TDP), UNDP’nin sürdürülebilir kalkınma konusundaki 50 yılı aşkın uzmanlığını, AB’nin finansal desteği ile bir araya getiriyor.

Avrupa Birliği Güven Fonu (EUTF) tarafından desteklenen proje, halen, dünyada en çok mülteci nüfusu barındıran ülke olan Türkiye’nin yükünü paylaşmayı hedeflemektedir.